Su
Sapadere Kanyonu'nun suyu
Soğuk gelir, soğuk gider; ağustosta da nisanda da. Rengi ise içinde yaşadığı kayanın rengi. O havuzlarda gerçekte ne oluyor?
Atalay Tour, Alanya
Su nereden geliyor
Bu kanyonda sahilden gelen hiçbir şey yok. Nehri, Sapadere köyünün arkasındaki Toroslar'ın kaynakları besler; kireçtaşı arazisindeki bir kaynak da güneşin altında oyalanmış bir yüzey suyu değildir. Yağmur dağın yükseklerine düşer, çatlaklardan ve kayanın içinde zamanla açılmış eski erime kanallarından aşağı iner, yerin altında uzun bir yol alır — ışıktan uzakta, rüzgârdan uzakta, yıl boyu aşağı yukarı aynı sıcaklıkta duran taşın içinden. Kanyon tabanında yeniden yüzeye çıkan su, göründüğü günün sıcaklığını değil, içinde yaşadığı kayanın sıcaklığını taşır.
Misafirlerin yürüyüş yolunun yarısında sorduğu sorunun bütün cevabı bu. Alanya'nın aşağısındaki deniz bütün yaz güneşe açık durur ve ısıyı koyacak başka yeri olmadığı için ısınır. Bu nehir ise ömrünün büyük kısmını yerin altında, kalanını da acele ederek geçirir.

Sıcak bir ağustos ona neden ulaşamaz
Su açığa çıktıktan sonra onu soğuk tutan iki şey var. Birincisi hız. Nehir boğaz boyunca sürekli alçalır ve güneşin üzerinde iş görmesine yetecek kadar hiç durmaz. İkincisi boğazın kendisi. Duvarlar öyle yaklaşır ki yukarıda gökyüzü ince bir şeride döner; güneşin nehre erişebildiği aralık dardır — günün ortasında birkaç saat, sonrasında taban yeniden gölgeye teslim olur. Tur grupları tam o aralıkta gelir; fotoğrafların aydınlık görünmesinin sebebi de bu. Günün geri kalanını ve gecenin tamamını nehir bütünüyle güneşsiz geçirir.
Nisanda soğuk, ağustosta soğuk: takvimin burada oy hakkı yok. Bu bir satış cümlesi değil, günün üzerine kurulduğu mekanizma — Türkiye yazının en sıcak saatinde sahilden çıkıp havanın daha serin olduğu bir taş koridora giriyorsunuz ve nehrin hangi mevsimde olduğundan haberi yok.
Soğuk insana gerçekte ne yapar
Bu sitenin hiçbir yerinde bir derece bulamayacaksınız. Turda kimse termometre taşımıyor; başkasının sayfasından alınmış bir rakamı da bir misafir gelip hesabını sorduğunda savunamayız.
Anlatabileceğimiz şey, her hafta yeniden yaşandığı için iyi bildiğimiz o sahne. İnsanlar bileklerine kadar girip orada durur. Bir süre kendilerini ikna etmeye çalışırlar. Sonra karar verirler — yavaş yavaş ve kenardan, rehberin istediği gibi — ve bir ses çıkar; herkesten aynı ses. Göğüs bir iki nefes boyunca sıkışır, sonra bırakır. Kısa süre sonra eller ve ayaklar sızlamaya başlar; çoğu kişi niyet ettiğinden çok daha erken ısınmış bir kayanın üstüne döner. Burada yüzmek isteğe bağlıdır ve yalnızca o gün rehberin izin verdiği yerde olur. Uzun uzun, keyfine yüzmek burada olmaz. Kısa ve keskin bir şeydir — ve dağlarda geçen koca bir günden akılda kalan da odur.
Pratik bir sonucu var: üzerinden çok uzun zamandır nehir geçen kireçtaşı cilalanmıştır ve suyun altındaki cilalı taş kaygandır. Tabanı tutan ayakkabı, yürüyüşün hiçbir yerinde havuzların başındaki kadar hakkını vermez.

Havuzlar neden yeşil görünür
Rengi iki ayrı etki yapıyor ve ikisi üst üste biniyor.
Birincisi kireçtaşı. Kayanın içinden geçen su onu bir miktar çözer ve çözelti halinde taşır. Yüzeye çıkıp basıncını ve karbondioksitini kaybettiğinde o mineral yükünün bir kısmı, tek tanesini asla göremeyeceğiniz incelikte parçacıklar halinde geri çöker — ama ışığı saçmaya yetecek kadar çokturlar ve suyun içinde saçılan ışık gözünüze mavi-yeşil uçtan döner. Uzaktaki bir sırtı mavi gösteren, buna karşılık burnunuzun dibindeki havayı hiçbir renge boyamayan etkinin aynısı.
İkincisi derinlik ve altta ne olduğu. Berrak su önce kırmızı ışığı yutar; dolayısıyla ne kadar derine bakıyorsanız sıcak uçtan o kadar çoğu çekilip alınmıştır: derin bir çanak şişe yeşili görünür, kayanın alttan oyduğu yerde daha da koyulaşır; sığ olanıysa soluk bir mineral yeşilidir. Buradaki yatak açık renkli taştır ve açık renkli taş, hayatta kalan ışığı olduğu gibi size geri fırlatır. İnce mineralle dolu berrak suyun altına aydınlık bir zemin koyun; fotoğraflardaki rengi hiçbir filtre uygulamadan elde edersiniz.
Neden hiçbir havuz diğerine benzemez
Yürüyüş yolunda olduğunuz yerde durun; renk bir çanaktan diğerine değişir, bazen tek bir fotoğrafın içinde bile. İşin büyük kısmını derinlik yapar — şelalelerin altındaki çukur havuzlar şişe yeşiline, kayanın alttan oyduğu yerde neredeyse siyaha kaçar; yukarı taraftaki geniş ve sığ bölümler ise dipteki her taşın tek tek sayılabildiği soluk bir mineral yeşilidir.
Gerisi koşulların işi. Çağlayanın düştüğü yerde su havayla dolar ve beyazlar; o kadar kabarcığın içinden hiçbir renk sağ çıkmaz. Kayaya yosun ve alg tutunmuşsa fotoğrafınızdaki yeşilin bir kısmı sudan değil, bitkidendir. Duvarın öne sarktığı yerde havuz koyulaşır, çünkü gökyüzünü değil taşı yansıtır. Güneş boğazın tabanına günün yalnızca bir bölümünde indiği için de aynı havuzun sabah çekilmiş hali ile öğle yemeğinden sonra çekilmiş hali iki ayrı renktir.

Yağmur bütün bunlara ne yapar
Renk, açık havaya ait bir özellik. Şiddetli yağmurdan sonra dağ, kaynak suyunun yanında yüzey suyu da salar; yüzey suyu ise yamaçlardan toprak taşıyarak gelir. Seviye yükselir, yeşil mat bir gri-kahveye döner ve taşlarını tek tek sayabildiğiniz yatak artık görünmez olur. Akış düştükçe berraklık geri gelir; bunun ne kadar sürdüğü yağmurun bileceği iştir, burada kimse kronometre tutmaz.
Bunun fotoğraftan fazlasına etkisi var. Nehir yükseldiğinde hem yürüyüş yolu hem havuzlar kapalı olabilir, rehber grubu kenardan uzak tutar ve gerçekleşemeyen bir kalkış size hiçbir bedel çıkarmadan ertelenir ya da iptal edilir. Kış aynı şeyi daha uzun süreler boyunca yapar. Ne zaman geleceğinize karar veriyorsanız, suyun neye benzeyeceğini belirleyen değişken yağmurdur. Soğukluk bir değişken değildir. Nisanda da oradadır, ağustosta da; ondan en çok keyif alanlar da geldiklerinde bunu zaten bekleyenlerdir.
Havuzlar, misafirlerin dönünce başkalarına anlattığı bölüm; aynı zamanda hiçbir fotoğrafın tam olarak beceremediği bölüm — durağan bir kare soğuğu aktaramıyor. Alanya'dan kalkan kanyon turu otelden alışı, kanyon biletini ve öğle yemeğini kapsar; ödemeyi işletmeciye tur günü yaparsınız. Yanınıza bir havlu ve üstünüze giyecek kuru bir şey alın.
SSS
Sık sorulan sorular
Sapadere Kanyonu'nun suyu ağustosta bile neden soğuk?
Çoğu misafirin birkaç dakika içinde girip çıkacağı kadar soğuk; bu ağustos için de nisan için olduğu kadar geçerli. Burada bir derece yayımlamıyoruz: turda kimse termometre taşımıyor ve kendimiz ölçmediğimiz bir rakamı buraya yazmayız.
Su neden turkuaz?
Dağdan sürüklenen çok ince kireçtaşı tanecikleri ışığı mavi-yeşil uca doğru saçar; açık renkli kaya yatağı da geriye kalanı berrak suyun içinden yukarı yansıtır. O yeşilin ne kadar koyulaşacağına ise derinlik karar verir.
Yaz ilerledikçe su ısınır mı?
Hava ısınır. Su bunu neredeyse hiç kaydetmez — kaynaklar yıl boyu aşağı yukarı aynı sıcaklıkta su verir, dolayısıyla ağustostaki bir havuz nisandakiyle kabaca aynı gelir. Ağustosta değişen şey, suya girerken sizin ne kadar ısınmış olduğunuzdur.
Sapadere Kanyonu'nun suyu neden bazen kahverengi oluyor?
Neredeyse kesinlikle yukarıda yağan yağmur yüzünden. Yüzey akışı nehre toprak taşır ve berraklık birkaç gün boyunca kaybolur. Rehberin grubu havuzlardan tamamen uzak tutma ihtimalinin en yüksek olduğu durum da budur.
Yanıtını burada bulamadınız mı? Bize şuradan sorun: WhatsApp
Sırada ne okumalı
Sapadere Kanyonu'nda yüzebilir misiniz?
Nerede yüzülebildiği, suyun gerçekte ne kadar soğuk olduğu, içine ne giyileceği ve çocukların girip giremeyeceği.
Devamını okuyun →Sapadere Kanyonu'na ne giyilir, yanınıza ne alırsınız
Hazırlık listesi: ayakkabı, mayo, kat kat giysi, güneş, nakit — ve yiyecek içecek konusundaki tek kural.
Devamını okuyun →Sapadere Kanyonu'na gitmek için en iyi zaman
Yaz ortası, ilkbahar ve sonbahar, yağmur ve kış — kanyonun en iyi hâli ve turun kalkmayabileceği günler.
Devamını okuyun →Sapadere Kanyonu turu uzmanı
Sapadere Kanyonu'nu görmeye hazır mısınız?
Kişi başı başlangıç fiyatı €33 · ücretsiz otelden alış · tur günü ödeme · turdan 24 saat öncesine kadar ücretsiz iptal.